Üç haftayı geçen öksürük veremin habercisi olabilir
Veremle Savaş Haftası'nda uzmanlardan önemli uyarı: Uzun süren öksürük ihmal edilmemeli
Türkiye’de halen önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam eden tüberküloza (verem) karşı, her yıl ocak ayının ilk pazar günü ile başlayan Veremle Savaş Haftası kapsamında farkındalık çalışmaları yürütülüyor. Halk Sağlığı Doktoru Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, üç haftadan uzun süren öksürüklerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.
Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, veremin genetik değil bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirterek, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine dikkat çekti. DSÖ’ye göre dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri, aktif hastalık gelişmemiş olsa da gizli (latent) tüberküloz enfeksiyonu taşıyor. Bu nedenle hastalığın iyi tanınmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Tüberküloz nedir, nasıl bulaşır?
Tüberküloz; etkeni Mycobacterium tuberculosis olan ve solunum yoluyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Hasta bireylerin öksürmesi, hapşırması veya konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların solunmasıyla bulaşır. Enfekte olan her kişide hastalık gelişmez; basiller vücutta uzun süre uyur halde kalabilir ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde aktif hale gelebilir. Hastalık gelişme riskinin en yüksek olduğu dönem, enfeksiyondan sonraki ilk iki yıldır.
En riskli grup: Uzun süre aynı ortamda bulunanlar
Verem hastalığına yakalanmış biriyle uzun süre aynı ortamı paylaşan kişiler, bulaş açısından en riskli grubu oluşturur. Aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşları bu grupta yer alır. Tüberküloz; çatal, kaşık, bardak, giysi ya da çarşaf gibi eşyalarla bulaşmaz. Ancak güneş görmeyen, havalandırması yetersiz kapalı alanlarda mikrop havada uzun süre canlı kalabilir. Güneş ışığındaki ultraviyole ışınlar ise verem mikrobunu kısa sürede etkisiz hale getirir.
Verem dünyada ve Türkiye’de hâlâ ciddi bir sorun
DSÖ’nün 2024 verilerine göre yeni tüberküloz vakalarının yüzde 34’ü Güneydoğu Asya, yüzde 27’si Batı Pasifik ve yüzde 25’i Afrika Bölgesi’nde görülmektedir. Yeni vakaların yaklaşık yüzde 87’si, hastalık yükü yüksek olan 30 ülkede toplanmıştır. Küresel yükün üçte ikisi; Hindistan, Endonezya, Filipinler, Çin, Pakistan, Nijerya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Bangladeş’te kaydedilmiştir.
Belirtiler yavaş ilerliyor, geç tanı riski artıyor
Tüberküloz en sık akciğerleri tutar. Hastalığın belirtileri arasında 2–3 haftadan uzun süren öksürük, balgam çıkarma, balgamda kan görülmesi, ateş, gece terlemesi, halsizlik, kilo kaybı, iştahsızlık, nefes darlığı, göğüs ve sırt ağrısı yer alır. Belirtiler genellikle hafif başlayıp yavaş ilerlediği için birçok hasta doktora geç başvurur. Uzmanlar, üç haftayı geçen öksürükte mutlaka göğüs hastalıkları polikliniğine ya da verem savaşı dispanserine başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Tanı ve tedavide en etkili yöntem
Tüberküloz tanısı, balgamda verem mikrobunun gösterilmesiyle konur. Akciğer grafisi ve klinik bulgular şüphe uyandırsa da kesin tanı için mikrobiyolojik inceleme şarttır.
Tedavide ilaçların düzenli ve yeterli süre kullanılması hayati önem taşır. İlaçların düzensiz kullanımı, mikrobun ilaca dirençli hale gelmesine ve tedavi süresinin 18–24 aya kadar uzamasına neden olabilir. Bu nedenle en etkili yöntem, Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerdiği doğrudan gözetimli tedavidir.
Ücretsiz tedavi ve koruyucu önlemler
Türkiye’de tüberküloz ilaçları Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmakta, Verem Savaşı Dispanserleri aracılığıyla ücretsiz olarak verilmektedir. Uygun tedavi ile hastaların bulaştırıcılığı 2–3 hafta içinde büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır.
BCG aşısı erişkinlerde hastalığı tamamen önlemese de, özellikle çocuklarda ağır ve ölümcül formlara karşı koruma sağlar. Ayrıca tüberküloz hastasıyla temaslı olan kişilere, hastalık gelişimini önlemek amacıyla koruyucu tedavi uygulanmaktadır.
