EGİAD forumunda yapay zekâ ve markalaşma masaya yatırıldı: 'Geleceğin rekabet avantajı kültürel anlam üreten markalarda'

EGİAD tarafından İzQ İnovasyon Merkezi'nde düzenlenen Yapay Zekâ Çağında Markalaşma Forumu'nda konuşan Prof. Dr. Robert V. Kozinets, yapay zekânın marka yaratmadığını ancak marka deneyimini ölçeklendirdiğini belirterek, sürdürülebilir rekabet avantajının kültürel anlam üretebilen markalarda olacağını söyledi.

Haberin Özeti

  • Dünyaca ünlü tüketici kültürü uzmanı Prof. Dr. Robert V. Kozinets, EGİAD’ın düzenlediği Yapay Zekâ Çağında Markalaşma Forumu’nda markaların geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu

EGİAD tarafından, NETNOCON ve İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Yapay Zekâ Çağında Markalaşma Forumu”, İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirildi. Forumda markalaşmanın yapay zekâ, dijital topluluklar, veri temelli müşteri içgörüleri ve değişen tüketici davranışları ekseninde nasıl dönüşüm geçirdiği ele alındı.

EGİAD forumunda yapay zekâ ve markalaşma masaya yatırıldı: 'Geleceğin rekabet avantajı kültürel anlam üreten markalarda'

Forumun ana konuşmacısı olan Robert V. Kozinets, markalaşmanın geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde yapay zekânın marka yaratmadığını, ancak marka deneyimini büyütme ve ölçeklendirme gücüne sahip olduğunu vurguladı. Kozinets, “Veri bize ne olduğunu söyler, kültür ise neden olduğunu açıklar” diyerek geleceğin rekabet avantajının kültürel anlam üretebilen markalarda olacağını ifade etti.

Etkinlik kapsamında düzenlenen “Markalaşmanın Geleceği: Şirketlerin Yol Haritası” başlıklı panelde, Kozinets’in yanı sıra Rossella Gambetti, Ulrike Gretzel ve Lena Çavuşoğlu yer aldı.

EGİAD forumunda yapay zekâ ve markalaşma masaya yatırıldı: 'Geleceğin rekabet avantajı kültürel anlam üreten markalarda'

Forumun açılış konuşmasını yapan M. Kaan Özhelvacı, markalaşmanın artık yalnızca pazarlama departmanlarının konusu olmadığını, şirketlerin gelecekteki rekabet gücünü belirleyen stratejik bir liderlik alanına dönüştüğünü söyledi. Özhelvacı, yapay zekâ çağında şirketlerin değişime uyum sağlayan değil, değişime yön veren aktörler olması gerektiğini belirtti.

Özhelvacı ayrıca İzmir’in güçlü ticaret kültürü, sanayi altyapısı, girişimcilik ekosistemi ve inovasyon potansiyeliyle önemli bir marka şehir olma kapasitesine sahip olduğunu ifade ederek, “İzmir’i yalnızca üreten değil; tasarlayan, dönüştüren, markalaşan ve dünyaya değer sunan bir şehir olarak konumlandırmalıyız” dedi.

Perihan İnci ise markalaşmanın artık yalnızca şirketlerin değil, şehirlerin ve ülkelerin de rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini belirterek, geleceğin rekabetinin ekonomilerden çok markalar arasında yaşanacağını vurguladı.

Forumda yapılan değerlendirmelerde, yapay zekânın yalnızca verimlilik sağlayan bir teknoloji olmadığı; tüketicileri, dijital toplulukları ve kültürel dinamikleri anlamaya yardımcı olan stratejik bir içgörü aracı haline geldiği görüşü öne çıktı. Katılımcılar, markaların gelecekte güçlü müşteri içgörüleri, dijital topluluklarla kurulan güven ilişkileri ve anlam yaratan marka hikâyeleriyle öne çıkacağı konusunda görüş birliğine vardı.